15-16 Haziran Direnişi ‘nin 40.yılı….
Ankara’da madenci anıtı önünde bir eylem gerçekleştiren DİSK üye ve yöneticileri,15-16 Haziran ruhunu tekrardan yükseltmenin en büyük görev olduğunu belirttiler. Eylemin ardından bildiri dağıtımı da yapıldı. İl ve bölge temsilciliklerinin bulunduğu tüm yerlerde eylem ve etkinlikler gerçekleştirecek olan DİSK, İstanbul’da da 16 Haziran Çarşamba akşamı saat 20.00’de Kartal Meydanı’nda İşçiler Konuşuyor Şenliği düzenleyecek. Şenlikte işten atılan işçiler kürsüsü kurulacak ve Onur Akın ile Bandista sahne alacak.
Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu ise 15 Haziran’da Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda eylemdeydi. Eylemde basın açıklamasını okuyan Genel-İş Sendikası İstanbul 1 Nolu Şube Başkanı Şahan İlseven, 1970 yılında mevcut hükümetçe, işçilerin istedikleri sendikaya serbestçe üye olmalarını ve beğenmedikleri sendikalardan ayrılmalarını güçleştiren, toplu sözleşme ve grev haklarını kısıtlayan hükümler içeren yasa tasarısının, işçilerin yükselen direnişi ile geri çekildiğini söyledi. İlseven ““Taşeron hizmet eliyle yürütülen çalışmalar 30 madencinin hayatına mal olmuştur. Kot taşlama işinde, sağlıksız ortamlarda çalışanlar yakalandıkları silikozis hastalığı nedeniyle hayatlarını kaybediyorlar. Tuzla Gemi Tersaneleri tarihe “ Tuzla Ölüm Tersaneleri” olarak geçti” diye konuştu.
Türkiye kara listede
ILO’nun hükümetten talepleri şöyle:
*Yapılacak yasal düzenlemelerle ilgili nihai tarihleri açık ve net olarak belirlenmiş bir eylem planını çıkarılması
*2821, 2822 ve 4688 sayılı yasalarla ilgili reformlar ile bu reformların eksiksiz ve ayrıntılı bilgileri ve bunların yanı sıra anayasa reformu ile ilgili bilgileri ILO’ya verilmesi
*ILO’nun daimi yardımının kabul edileceğinin taahhüt edilmesi
*Bu yılın sonunda elde edilen sonuçların uzmanlar komitesine sunulması.
Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) Çocuk İşçiliği Raporu’na göre; dünyada 5 ila 17 yaş arasında 215 milyon çocuk sağlık, güvence ve iş ahlakına aykırı şekilde çalıştırılıyor.
*Rapora göre 2004 - 2008 yılları arasında;
Çocuk işçi sayısı Asya - Pasifik ülkeleri Latin Amerika ve Karayip'lerde azaldı; Güney Afrika’da arttı.
Çalışan kız çocuklarının sayısında düşüş var.
15 - 17 yaş arası erişkin çocuk işçi sayısında ciddi artış yaşandı.
Çocuklar daha çok, bundan önceki yıllarda olduğu gibi tarımda çalıştırılıyor. Tarım sektöründe her beş çocuktan ancak biri ücret alıyor; çoğunluğu aile işletmelerinde ücretsiz çalışıyor.
* Raporda 5 ile 17 yaş arasındaki çocuklarla ilgili şu tespitler yapılıyor:
1. Dünyada 306 milyon çocuk, bir kısmı ILO ilkeleri ve ulusal yasalara uygun olan işlerde çalıştırılıyor. 2004'de göre herhangi bir işte çalıştırılan çocuk sayısı 17 milyona denk gelen %5,3 oranında düştü. 2004 yılında bu rakam 323 milyondu.
2. Ulusal ve uluslararası yasa ve sözleşmelerde zorunlu tutulan sağlık, güvenlik ve etik kurallara aykırı olarak dünyada 215 milyon çocuk çalıştırılıyor. Raporda "Çocuk İşçi" olarak tanımlanan bu çocukların sayısının 2004'e göre yüzde 3 oranında düştüğü belirtiliyor. 2004 yılında 222 bin 294'tü.
3. Hayati tehlike taşıyan işlerde çalıştırılan çocuk sayısı 115 milyon. Bu sayı 2004'e göre yüzde 10 oranında düştü.
4. 5 -14 yaş arasındaki alt grup çocuklar arasında herhangi bir işte çalıştırılanların sayısı toplam 176 milyon. Bunların arasında "Çocuk işçi" kategorisine girenlerin sayısı ise 153 milyon. Bu yaş grubundaki çocuk işçilerin yaklaşık 53 milyonu ise hayati tehlike taşıyan işlerde çalıştırılıyor.
* "Çok Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılması'na İlişkin Acil Eylem Sözleşmesi"nde konulan 2016 hedefinin BM üyesi devletlerin "Bu hızıyla" tutturulamayacağı belirtiliyor.
ILO'nun 182 numaralı sözleşmesi, çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerini şöyle tanımlıyor:
1. Kölelik ve zorla çalıştırma. Buna çocuk ticareti ve silahlı çatışmalarda yer almaya zorlamak da dâhil.
2. Çocukların seks işçisi olarak çalıştırılması ve pornografide kullanılması.
3. Çocukların uyuşturucu üretimi ve ticareti gibi etkinliklerde çalıştırılması.
4. Çocukların sağlığını, güvenliğini ve ruhsal durumunu etkileyecek "tehlikeli işlerde" çalıştırılması.
Lastik-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu İzmit ve Adapazarı’nda Kurulu Pirelli, Goodyear ve Brisa fabrikalarında TİS görüşmelerinde anlaşma sağlandı. Greve çıkılacağı günün sabahında varılan anlaşma ile grev kararı da kaldırılmış oldu. İşverenle sendika arasında yapılan ve "Eşit işe eşit ücret" ilkesi ve diğer maliyet maddelerinin korunduğu son görüşmede, ücretlere ilk 6 ayda yüzde 4.6, diğer 6 aylık dönemlerde ise enflasyon oranında zam yapılmasını öngören teklif sendika ve işçiler tarafından kabul edildi.
Lastik-İş Sendikası Sendikası, ortalama 1.500 TL civarındaki ücretlere yüzde 12.3 artış önerilmesi üzerine 9 Haziran’da greve çıkılacağını açıklamıştı.
Madenci aileleri mahkemeye başvurdu
Zonguldak Karadon Maden Ocağı'nda yaşanan grizu patlamasında hayatını yitiren madencilerin aileleri şirketle ilgili suç duyurusunda bulundular. Savcılığa başvuran 17 işçi ailesi, bilirkişi raporunun hazırlanmasını ve yasal tahkikatın bitirilmesini bekliyor.
TMMOB’da görev dağılımı
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin 27-30 Mayıs 2010 tarihlerinde Ankara’da yapılan 41. Olağan Genel Kurulu sonucunda belirlenen Yönetim Kurulu, 12 Haziran Cumartesi günü gerçekleştirilen ilk toplantısında görev dağılımını yaptı. TMMOB’da Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Mehmet Soğancı getirilirken, Yönetim Kurulu II. Başkanı Selçuk Uluata, Sayman da Mustafa Erdoğan oldu. TMMOB’un bu dönemki Yürütme Kurulu Üyeleri ise Alaeddin Aras, Fatma Berna Vatan, H. Gürel Demirel, Ayşegül Oruçkaptan.
Koşuyolu Hastanesi’nde direniş
Kartal Koşuyolu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 26 Mayıs genel eylemine katıldığı için işten çıkartılan 4 işçi direnişe geçti. Direniş, işten çıkarmaların ardından 28 Mayıs’ta basın açıklaması gerçekleştiren işçilere işe geri dönme sözü veren hastane başhekiminin işe başlayamayacaklarını söylemesinin ardından başladı. 9 Haziran’da başlayan direnişleriyle ilgili açıklama yapan işçiler, açıklamalarında sağlık çalışanlarının köle olmadığını vurguladılar. Dev Sağlık-İş Sendikası üyesi olan işçiler yaşananların taşeron sisteminden kaynaklandığını belirterek güvenceli iş istediler. Dev Sağlık-İş Sendikası da yaptığı açıklamada “sağlıkta taşeron olmaz” dedi.
CHP’li belediyelerde işçilerden grev kararı
DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası İstanbul’da örgütlü olduğu Kadıköy ve Beşiktaş Belediyelerinde toplu iş sözleşmeleri görüşmelerinde yaşanan anlaşmazlıklar sebebiyle her iki belediyede grev kararı aldı.
Beşiktaş Belediyesi’nde 18 yıldan sonra ilk defa grev kararı alındı. Genel-İş Sendikası, Beşiktaş Belediyesi’nde farklı kıdemlerde bulunan işçilerin günlük yevmiyeleri için taban ücretinin 80 TL'ye çekilmesini istiyor ve maaşlara toplamda %18-20 arası zam talep ediyor. Kadıköy Belediyesi ise işçilerine birinci yıl için %2, ikinci yıl için 0 zam önerisinde bulunuyor.
Belediye işçileri alacaklarını istiyor
Afşin-Elbistan Termik Santrali'ne kömür taşıyan taşeron firmada çalışan işçiler işten çıkartılmalarına tepkililer. Tatil günlerinde çalıştırılan, maaşlarına zam yapılmayan işçiler, haklarını aramaya kalkıştıklarında işveren tarafından tüm haklarını aldıklarına dair bir sözleşmenin imzalatıldığını imzalamayanların ise işten çıkartıldığını açıkladılar. Şimdiye kadar sayısı 500’e ulaşan işçiler Elbistan’da bir de miting düzenlediler.
Hey Tekstilde işten atmalar
İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Hey Tekstil Fabrikası’nda sendikalı iki işçi işten çıkartıldı. Teksif Sendikası’na üye oldukları için baskılara maruz kalan işçiler tazminatsız olarak işten çıkartıldı. İşçiler Çalışma Bölge Müdürlüğü’ne şikâyet dilekçesi verdiler.
Marmara Üniversitesi’nde eylem
Emekliler tüm yurtta eylemdeydi
11-12 Haziran’da yapılan eylemlerde emeklilerin dile getirdikleri talepler şöyle:
* Sağlıkta çeşitli adlarda alınan ödemelerin kaldırılması. Sağlığın temel insan hakkı olarak devlet tarafından eşit ve parasız verilmesinin sağlanması.
* Çalışan emeklilerden kesilen primlerin ortadan kaldırılması.
* Emekli maaşlarından dernek aidatı kesintisi yapılmaması.
* Aylık maaş bordrosu verilmesi.
* Maaşların insanca yaşanabilecek düzeye çekilmesi ve maaşlar arasındaki farklılıkların giderilmesi.
* Örgütlenme özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması.
* Çalışan emeklilerden kesilen primlerin ortadan kaldırılması.
* Emekli maaşlarından dernek aidatı kesintisi yapılmaması.
* Aylık maaş bordrosu verilmesi.
* Maaşların insanca yaşanabilecek düzeye çekilmesi ve maaşlar arasındaki farklılıkların giderilmesi.
* Örgütlenme özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması.
Taleplerini iletmek için imza kampanyası başlayan Emekli-Sen toplanan imzaları 30 Haziran’da Sosyal Güvenlik Kurumu’na iletecek. Emekliler 4956 sayılı yasaya göre maaşlardan kesilmekte olan destek primlerinin iptali için de dava açacaklar.
Maaşını alamayan işçi sinir krizi geçirdi
Yozgat’ın Yenifakılı ilçesinde belediyede temizlik işçisi olarak çalışan Ali Ç. Sinir krizi geçirdi. İşçilere 15 aydır düzenli olarak maaş yatırmayan belediyenin son 70 çalışanına 150 TL ödeme yapacağı sırada daha fazla ödeme talep eden Ali Ç. görevliyle tartışmasının ardından sinir krizi geçirdi. Ali Ç. Balta ile hizmet binasına saldırdı.
Çapa’da iş bırakma
İÜ Çapa Tıp Fakültesi’nde çalışan sağlık emekçileri döner sermaye Paylarının adil ödenmesi için iş bıraktı. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Aksaray Şube’nin çağrısıyla yapılan eylemde döner sermaye dağıtımındaki adaletsizlik protesto edildi, rektörün verdiği sözü tutması istendi. Üniversite Rektörü Yunus Söylet döner sermaye paylarının 1 Nisan’dan itibaren dağıtılacağı sözünü vermişti.
Petrol-İş Başkanlar Kurulu toplandı
*Özelleştirme ve taşeronlaştırma uygulamalarının yarattığı “piyasa terörü” ve bunun yol açtığı can kayıpları, Hükümet sözcülerinin iddia ettiği gibi “kader” değildir.
*Uzun yıllardır emperyalizmin Ortadoğu taşeronu olarak hareket eden haydut devlet İsrail ile derhal tüm ilişkiler kesilmelidir. İsrail’e karşı sözde değil, gerçek bir tavır alış için ikili anlaşmalar iptal edilmeli, askeri ve siyasi ilişkiler kesilmeli ve diplomatik ilişkiler en alt seviyeye indirilmelidir.
*Çalışma yaşamını demokratikleştirmeyen, sendikal özgürlükleri genişletmeyen, grev yasaklarını ortadan kaldırmayan, TİS hakkını hala kamu emekçilerine vermeyen, seçim barajlarını muhafaza eden, parti kapatmaları, HSYK ve Anayasa Mahkemesi'nin yapısını belirleme gücünü bir kesimden alıp en büyük partiye devreden anlayışa kanmayacağız.
*Hükümetin İşsizlikle Mücadele Stratejisi adı altında hazırlanan tedbirler paketinin doğrudan çalışanlara dönük önermeler içermediği gözlenmektedir. Gelinen noktada, büyük sermaye çevrelerinin karlarını dizginlemeyen, yoksulluk ve işsizlikle gerçek anlamda mücadele etmeyen, işsizlik sigortasını yaygınlaştırmayan, kıdem tazminatlarına ve ikramiyelere konan tavanı kaldırmayan, küçük çiftçi için tarım destek kredilerini arttırmayan anlayışlar iflas etmeye mahkumdur.
*Tekel direnişi devam ederken, 22 Şubat’ta Türk-İş, Disk, Kesk ve Kamu-Sen tarafından alınan 26 Mayıs’ta iş bırakma kararının ardında Kesk dışında hiçbir konfederasyon durmadı. Kendi aldığı kararı hiçe sayanlar, kendi kararını hayata geçirmek için hiçbir çalışma yapmayanlar, üyelerinin ve kamuoyunun sendikalara olan güvenini daha da azaltanlar, sendikaların güçsüzleşmesine sebep olanlar, Tekel direnişinde sendikaların birliği için gerekenleri yapmayanlar büyük bir vebal altında kalmışlardır ve henüz vakit varken bir ön önce kendilerine gelmeli, işçi sınıfı saflarına geri dönmelidirler.
Greve çık, 5 yıl hapisle yargılan
Taşeron ihalesini işçiler engelledi
Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi’nde yapılacak olan taşeron ihalesini hastanenin işçileri engelledi. Dev Sağlık-İş Sendikası 15 işçi ihalenin yapılacağı salonun kapılarını tutarak taşeron firmaları içeri almadı. Dışarıda ise SES ve Dev-Sağlık İş üyesi 50 sağlık işçisi de bu eyleme destek verdi. Başhekimle görüşen işçiler eylemlerinin nedenlerini şöyle açıkladılar: “Çalışma Bakanlığı kararı ile hastanemizde yapılan ihalelerin hukuksuz olduğu ve bizlerin işbaşı yaptığımız tarihten itibaren üniversitenin işçileri olduğumuz belgelendi. Buna rağmen halen hastanemizde ihale yapılmak isteniyor; bu ihale iptal edilmeden burayı terk etmeyeceğiz” Bunun üzerine ihaleyi iptal eden hastane başhekim, firmalara ertelemenin süresiz olduğunu söyledi.
Kamu emekçileri sözleşmeli çalışmaya karşı çıkıyor
657 Sayılı Devlet Memurları yasasındaki değişiklik tasarısı açıklandı. Kamu-özel ayrımını ortadan kaldıracak ve performansa dayalı çalışmanın esas alındığı ve kamuda sözleşmeli çalışmayı yaygınlaştıracak olan bu taslağa emekçiler tepkili. KESK taslakla birlikte kamu hizmetlerinin niteliğinin düşeceği uyarısında bulunurken, Türkiye Kamu-Sen de iş güvencesinin yok edilmesine izin vermeyeceklerini açıkladı, Memur-Sen’in de taslağa eleştirileri bulunuyor.
KESK de 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yapılması düşünülen değişikliklere karşı 15 Haziran’da Türkiye genelinde AKP il ve ilçe binaları önünde oturma eylemleri yaptı. Eylemlerde çıkarılacak yasanın iptalini isteyen kamu emekçileri sözleşmeli çalışmayacaklarını, kapıkılu olmayacaklarını dile getirdiler. Ankara’daki eylemde aralarında KESK MYK Üyesi Akman Şimşek, SES MYK Üyesi Meryem Öztürk ve BES Ankara 1 Nolu Şube yöneticisi Ahmet Danacıoğlu’nun da bulunduğu 20 kişi gözaltına alındı. Gözaltı gerekçesinin Güler Zere için kampanya düzenlemek ve Kızıldere anmalarına katılmak olduğu söyleniyor.
Yeşil kundura önünde eylem
İş kazaları…! İş cinayetleri…!
*Zonguldak’ta, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Üzülmez Müessese Müdürlüğü’ne ait maden ocağında çalışan maden işçisi 27 yaşındaki Sezai Topuz, konveyör banta sıkışan omzunda taşıdığı sac oluğun boğazını kesmesi sonucu hayatını kaybetti. Topuz 1 yıllık maden işçisiydi. Aynı saatlerde TTK Karadon Müessesesi'ne bağlı Gelik İşletme Müdürlüğü'ne ait maden ocağında çalışan maden işçileri Sedat Berber ve Fedai Çukur ile Üzülmez Müessese Müdürlüğü'ne ait başka bir ocakta çalışan 29 yaşındaki Hüseyin Metin, tavan bölümünden ayaklarına taş düşmesi sonucu hafif yaralandı.
*İstanbul’un Pendik ilçesinde asfalt düzeltme makinesinin bakımını yapan Yusuf Orakçı isimli işçi, motor kapağının üzerine düşmesi ile sıkışarak hayatını kaybetti.
*Kocaeli’nin Derince ilçesinde bir inşaatta yevmiyeci olarak çalışan sıva işçisi Yavuz Malkoç (41 yaşında) 3. kattan düşerek hayatını yitirdi.
Bilgi Üniversitesi’nde sendikalaştıkları için işten çıkartılan çalışanlarla dayanışma eylemleri devam ediyor. Bilgi çalışanları eylemlerini açık hava dersleri düzenleyerek renklendiriyorlar. 15 Haziran Salı günü 17.00-19.00 arasında “Sendikalarda Kadınlar da Vardır” başlıklı ders Santral Kampüsü’nde yapılacak. Kadriye Bakırcı (İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Öğretim Üyesi, İTÜ İşletme Fakültesi) Nebile Irmak Çetin (DİSK, Genel İş Sendikası) ve Eylem Ateş(Hava-İş Sendikası Eski Genel Başkan Yardımcısı)’nın katılacağı derste Bilgi Üniversitesi’nden Başak Tuğ da moderatörlük yapacak. Derste örgütlü kadın emeği karşısındaki engeller, sorunlar ve çözüm yolları tartışılacak.
Daha önce yapılan iki açık hava dersinde de “Nasıl Bir Bilgi” ve “Niçin Sendika?” sorularına yanıt aranmıştı. . Bilgi çalışanlarının düzenlediği bu açık hava derslerin duyurusunda şöyle de bir not var: “İstanbul Sendikalı Bilgi Üniversitesi’nin düzenlediği bu dersler, “açık ders” formatında yapılacaktır. Herkesin katılımına açıktır, ücretsizdir, kayıt gerekmemektedir, sınav yoktur!”
Oturma eyleminde 41. günü geride bırakan Bilgi Üniversitesi çalışanlarının eylem ve etkinlikleri www.bilgicalisanlari.com adresinden takip edilebiliyor.
Kot taşlama işçileri Ankara’ya gidiyor
Komite’nin çağrısında kot işçilerinin ailelerinin bürokrasi ile boğuştuğuna değinilerek “Ancak, ölümler bürokrasiyi beklemiyor. Son iki yılda ölenlerin hiçbiri 35. yaş gününü göremedi… “ deniliyor.














Hiç yorum yok:
Yorum Gönder