Sayfalar

Emeğin günlüğünü tutuyoruz...

16 Haziran 2010 Çarşamba

Haftalık EMEK GÜNLÜĞÜ Bülteni (Sayı:3, 15 Haziran 2010)


15-16 Haziran Direnişi ‘nin 40.yılı….
Bugüne ışık tutuyor…..


Ankara’da madenci anıtı önünde bir eylem gerçekleştiren DİSK üye ve yöneticileri,15-16 Haziran ruhunu tekrardan yükseltmenin en büyük görev olduğunu belirttiler. Eylemin ardından bildiri dağıtımı da yapıldı. İl ve bölge temsilciliklerinin bulunduğu tüm yerlerde eylem ve etkinlikler gerçekleştirecek olan DİSK, İstanbul’da da 16 Haziran Çarşamba akşamı saat 20.00’de Kartal Meydanı’nda İşçiler Konuşuyor Şenliği düzenleyecek. Şenlikte işten atılan işçiler kürsüsü kurulacak ve Onur Akın ile Bandista sahne alacak.
Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu ise 15 Haziran’da Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda eylemdeydi. Eylemde basın açıklamasını okuyan Genel-İş Sendikası İstanbul 1 Nolu Şube Başkanı Şahan İlseven, 1970 yılında mevcut hükümetçe, işçilerin istedikleri sendikaya serbestçe üye olmalarını ve beğenmedikleri sendikalardan ayrılmalarını güçleştiren, toplu sözleşme ve grev haklarını kısıtlayan hükümler içeren yasa tasarısının, işçilerin yükselen direnişi ile geri çekildiğini söyledi. İlseven ““Taşeron hizmet eliyle yürütülen çalışmalar 30 madencinin hayatına mal olmuştur. Kot taşlama işinde, sağlıksız ortamlarda çalışanlar yakalandıkları silikozis hastalığı nedeniyle hayatlarını kaybediyorlar. Tuzla Gemi Tersaneleri tarihe “ Tuzla Ölüm Tersaneleri” olarak geçti” diye konuştu. 

Türkiye kara listede
Cenevre’de düzenlenen 99. ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) Konferansı’nda Türkiye kara listeye alındı. Konuyla ilgili açıklama yapan DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, ILO’nun bu kararının yürüttükleri mücadele açısından olumlu olduğunu belirterek, asıl mücadelenin yerine geçmediğini ama taleplerinin hayat bulmasını hızlandırıcı bir özelliğe sahip olduğunu açıkladı. Çelebi, açıklamasında Türkiye’nin, ILO’nun periyodik incelemesi anlamına gelen “sürekli teknik yardım”ı almayı taahhüt etmek zorunda olduğunu da belirtti.
ILO’nun hükümetten talepleri şöyle:
*Yapılacak yasal düzenlemelerle ilgili nihai tarihleri açık ve net olarak belirlenmiş bir eylem planını çıkarılması
*2821, 2822 ve 4688 sayılı yasalarla ilgili reformlar ile bu reformların eksiksiz ve ayrıntılı bilgileri ve bunların yanı sıra anayasa reformu ile ilgili bilgileri ILO’ya verilmesi
*ILO’nun daimi yardımının kabul edileceğinin taahhüt edilmesi
*Bu yılın sonunda elde edilen sonuçların uzmanlar komitesine sunulması.


12 Haziran Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü
Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) Çocuk İşçiliği Raporu’na göre; dünyada 5 ila 17 yaş arasında 215 milyon çocuk sağlık, güvence ve iş ahlakına aykırı şekilde çalıştırılıyor.
*Rapora göre 2004 - 2008 yılları arasında;
Çocuk işçi sayısı Asya - Pasifik ülkeleri Latin Amerika ve Karayip'lerde azaldı; Güney Afrika’da arttı.
Çalışan kız çocuklarının sayısında düşüş var.
15 - 17 yaş arası erişkin çocuk işçi sayısında ciddi artış yaşandı.
Çocuklar daha çok, bundan önceki yıllarda olduğu gibi tarımda çalıştırılıyor. Tarım sektöründe her beş çocuktan ancak biri ücret alıyor;  çoğunluğu aile işletmelerinde ücretsiz çalışıyor.
* Raporda 5 ile 17 yaş arasındaki çocuklarla ilgili şu tespitler yapılıyor:
1. Dünyada 306 milyon çocuk, bir kısmı ILO ilkeleri ve ulusal yasalara uygun olan işlerde çalıştırılıyor. 2004'de göre herhangi bir işte çalıştırılan çocuk sayısı 17 milyona denk gelen %5,3 oranında düştü. 2004 yılında bu rakam 323 milyondu.
2. Ulusal ve uluslararası yasa ve sözleşmelerde zorunlu tutulan sağlık, güvenlik ve etik kurallara aykırı olarak dünyada 215 milyon çocuk çalıştırılıyor. Raporda "Çocuk İşçi" olarak tanımlanan bu çocukların sayısının 2004'e göre yüzde 3 oranında düştüğü belirtiliyor. 2004 yılında 222 bin 294'tü.
3. Hayati tehlike taşıyan işlerde çalıştırılan çocuk sayısı 115 milyon. Bu sayı 2004'e göre yüzde 10 oranında düştü.
4. 5 -14 yaş arasındaki alt grup çocuklar arasında herhangi bir işte çalıştırılanların sayısı toplam 176 milyon. Bunların arasında "Çocuk işçi" kategorisine girenlerin sayısı ise 153 milyon. Bu yaş grubundaki çocuk işçilerin yaklaşık 53 milyonu ise hayati tehlike taşıyan işlerde çalıştırılıyor.
* "Çok Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılması'na İlişkin Acil Eylem Sözleşmesi"nde konulan 2016 hedefinin BM üyesi devletlerin "Bu hızıyla" tutturulamayacağı belirtiliyor.
ILO'nun 182 numaralı sözleşmesi, çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerini şöyle tanımlıyor:
1. Kölelik ve zorla çalıştırma. Buna çocuk ticareti ve silahlı çatışmalarda yer almaya zorlamak da dâhil.
2. Çocukların seks işçisi olarak çalıştırılması ve pornografide kullanılması.
3. Çocukların uyuşturucu üretimi ve ticareti gibi etkinliklerde çalıştırılması.
4. Çocukların sağlığını, güvenliğini ve ruhsal durumunu etkileyecek "tehlikeli işlerde" çalıştırılması. 


Lastikte anlaşma
Lastik-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu İzmit ve Adapazarı’nda Kurulu Pirelli, Goodyear ve Brisa fabrikalarında TİS görüşmelerinde anlaşma sağlandı. Greve çıkılacağı günün sabahında varılan anlaşma ile grev kararı da kaldırılmış oldu. İşverenle sendika arasında yapılan ve "Eşit işe eşit ücret" ilkesi ve diğer maliyet maddelerinin korunduğu son görüşmede, ücretlere ilk 6 ayda yüzde 4.6, diğer 6 aylık dönemlerde ise enflasyon oranında zam yapılmasını öngören teklif sendika ve işçiler tarafından kabul edildi.
Lastik-İş Sendikası Sendikası, ortalama 1.500 TL civarındaki ücretlere yüzde 12.3 artış önerilmesi üzerine 9 Haziran’da greve çıkılacağını açıklamıştı.

Madenci aileleri mahkemeye başvurdu
Zonguldak Karadon Maden Ocağı'nda yaşanan grizu patlamasında hayatını yitiren madencilerin aileleri şirketle ilgili suç duyurusunda bulundular. Savcılığa başvuran 17 işçi ailesi, bilirkişi raporunun hazırlanmasını ve yasal tahkikatın bitirilmesini bekliyor.

TMMOB’da görev dağılımı
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin 27-30 Mayıs 2010 tarihlerinde Ankara’da yapılan 41. Olağan Genel Kurulu sonucunda belirlenen Yönetim Kurulu, 12 Haziran Cumartesi günü gerçekleştirilen ilk toplantısında görev dağılımını yaptı. TMMOB’da Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Mehmet Soğancı getirilirken, Yönetim Kurulu II. Başkanı Selçuk Uluata, Sayman da Mustafa Erdoğan oldu. TMMOB’un bu dönemki Yürütme Kurulu Üyeleri ise Alaeddin Aras, Fatma Berna Vatan, H. Gürel Demirel, Ayşegül Oruçkaptan.

Koşuyolu Hastanesi’nde direniş
Kartal Koşuyolu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 26 Mayıs genel eylemine katıldığı için işten çıkartılan 4 işçi direnişe geçti. Direniş, işten çıkarmaların ardından 28 Mayıs’ta basın açıklaması gerçekleştiren işçilere işe geri dönme sözü veren hastane başhekiminin işe başlayamayacaklarını söylemesinin ardından başladı. 9 Haziran’da başlayan direnişleriyle ilgili açıklama yapan işçiler, açıklamalarında sağlık çalışanlarının köle olmadığını vurguladılar. Dev Sağlık-İş Sendikası üyesi olan işçiler yaşananların taşeron sisteminden kaynaklandığını belirterek güvenceli iş istediler. Dev Sağlık-İş Sendikası da yaptığı açıklamada “sağlıkta taşeron olmaz” dedi.

CHP’li belediyelerde işçilerden grev kararı
DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası İstanbul’da örgütlü olduğu Kadıköy ve Beşiktaş Belediyelerinde toplu iş sözleşmeleri görüşmelerinde yaşanan anlaşmazlıklar sebebiyle her iki belediyede grev kararı aldı.
Beşiktaş Belediyesi’nde 18 yıldan sonra ilk defa grev kararı alındı. Genel-İş Sendikası, Beşiktaş Belediyesi’nde farklı kıdemlerde bulunan işçilerin günlük yevmiyeleri için taban ücretinin 80 TL'ye çekilmesini istiyor ve maaşlara toplamda %18-20 arası zam talep ediyor. Kadıköy Belediyesi ise işçilerine birinci yıl için %2, ikinci yıl için 0 zam önerisinde bulunuyor.


Belediye işçileri alacaklarını istiyor
 Adana Mercimek Belediyesi’nde çalışan işçiler 14 aydır maaş alamadıkları için mahkemeye başvuracaklar. Genel-İş Sendikası’nda örgütlü olan 29 işçi . 20 bin TL'lik alacaklarının CHP'li Belediye Başkanı Cumali Çavuş'tan istiyorlar. İşçiler daha önce iş bırakma eylemleri gerçekleştirmişlerdi.


Taşeron işçilerin haklarını vermiyor, işten atıyor
Afşin-Elbistan Termik Santrali'ne kömür taşıyan taşeron firmada çalışan işçiler işten çıkartılmalarına tepkililer. Tatil günlerinde çalıştırılan, maaşlarına zam yapılmayan işçiler, haklarını aramaya kalkıştıklarında işveren tarafından tüm haklarını aldıklarına dair bir sözleşmenin imzalatıldığını imzalamayanların ise işten çıkartıldığını açıkladılar.  Şimdiye kadar sayısı 500’e ulaşan işçiler Elbistan’da bir de miting düzenlediler.


Hey Tekstilde işten atmalar
İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Hey Tekstil Fabrikası’nda sendikalı iki işçi işten çıkartıldı. Teksif Sendikası’na üye oldukları için baskılara maruz kalan işçiler tazminatsız olarak işten çıkartıldı. İşçiler Çalışma Bölge Müdürlüğü’ne şikâyet dilekçesi verdiler.


Marmara Üniversitesi’nde eylem
Marmara Üniversitesi (MÜ) Tıp Fakültesi çalışanları hastane bahçesinde bir eylem gerçekleştirdiler. Fakültenin Kaynarca’ya taşınması sürecinde alınan hiçbir karardan haberleri olmadığını aktaran hastane çalışanları, yönetimin 5 aydır döner sermaye katkı paylarını yatırmadığını, taşeron firmaya bağlı işçilerin maaşlarının geç yatırıldığını dile getirdiler. SES’te örgütlü olan MÜ Tıp Fakültesi çalışanları fakültenin taşınması durumunda iş güvencesi ile ilgili tutarsız açıklamaların yapıldığını dile getiriyorlar. 


Emekliler tüm yurtta eylemdeydi
Türkiye’nin dört bir yanında hakları için eyleme çıkan emekliler iki gün boyunca oturma eylemi gerçekleştirdiler. Eylemlerin sona ermesinin ardından bir açıklama yapan Emekli-Sen Genel Başkanı Veli Beysülen, Ankara’da çadırlarının kurulmasının engellenmesini ve pankartlarına el konulmasını protesto etti. Beysülen, yaptığı açıklamada yıllarca maaşların ülke gerçeklerine göre ayarlanmasını içeren intibak yasasının çıkarılmasını ve emeklilere banka promosyonu ödenmesini istediklerini belirtti.
11-12 Haziran’da yapılan eylemlerde emeklilerin dile getirdikleri talepler şöyle:
* Sağlıkta çeşitli adlarda alınan ödemelerin kaldırılması. Sağlığın temel insan hakkı olarak devlet tarafından eşit ve parasız verilmesinin sağlanması.
* Çalışan emeklilerden kesilen primlerin ortadan kaldırılması.
* Emekli maaşlarından dernek aidatı kesintisi yapılmaması.
* Aylık maaş bordrosu verilmesi.
* Maaşların insanca yaşanabilecek düzeye çekilmesi ve maaşlar arasındaki farklılıkların giderilmesi.
* Örgütlenme özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması.
Taleplerini iletmek için imza kampanyası başlayan Emekli-Sen toplanan imzaları 30 Haziran’da Sosyal Güvenlik Kurumu’na iletecek.  Emekliler 4956 sayılı yasaya göre maaşlardan kesilmekte olan destek primlerinin iptali için de dava açacaklar.
  
Maaşını alamayan işçi sinir krizi geçirdi
Yozgat’ın Yenifakılı ilçesinde belediyede temizlik işçisi olarak çalışan Ali Ç. Sinir krizi geçirdi. İşçilere 15 aydır düzenli olarak maaş yatırmayan belediyenin son 70 çalışanına 150 TL ödeme yapacağı sırada daha fazla ödeme talep eden Ali Ç. görevliyle tartışmasının ardından sinir krizi geçirdi. Ali Ç. Balta ile hizmet binasına saldırdı.
Çapa’da iş bırakma
İÜ Çapa Tıp Fakültesi’nde çalışan sağlık emekçileri döner sermaye Paylarının adil ödenmesi için iş bıraktı. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Aksaray Şube’nin çağrısıyla yapılan eylemde döner sermaye dağıtımındaki adaletsizlik protesto edildi, rektörün verdiği sözü tutması istendi. Üniversite Rektörü Yunus Söylet döner sermaye paylarının 1 Nisan’dan itibaren dağıtılacağı sözünü vermişti.


Petrol-İş Başkanlar Kurulu toplandı
Petrol-İş Sendikası Başkanlar Kurulu 7 Haziran’da İstanbul’da toplandı. Hem siyasal hem de sendikal gündemlerin ele alındığı toplantının sonuç bildirgesinin öne çıkan konuları şöyle:
*Özelleştirme ve taşeronlaştırma uygulamalarının yarattığı “piyasa terörü” ve bunun yol açtığı can kayıpları, Hükümet sözcülerinin iddia ettiği gibi “kader” değildir.
*Uzun yıllardır emperyalizmin Ortadoğu taşeronu olarak hareket eden haydut devlet İsrail ile derhal tüm ilişkiler kesilmelidir. İsrail’e karşı sözde değil, gerçek bir tavır alış için ikili anlaşmalar iptal edilmeli, askeri ve siyasi ilişkiler kesilmeli ve diplomatik ilişkiler en alt seviyeye indirilmelidir.
*Çalışma yaşamını demokratikleştirmeyen, sendikal özgürlükleri genişletmeyen, grev yasaklarını ortadan kaldırmayan, TİS hakkını hala kamu emekçilerine vermeyen, seçim barajlarını muhafaza eden, parti kapatmaları, HSYK ve Anayasa Mahkemesi'nin yapısını belirleme gücünü bir kesimden alıp en büyük partiye devreden anlayışa kanmayacağız.
*Hükümetin İşsizlikle Mücadele Stratejisi adı altında hazırlanan tedbirler paketinin doğrudan çalışanlara dönük önermeler içermediği gözlenmektedir. Gelinen noktada, büyük sermaye çevrelerinin karlarını dizginlemeyen, yoksulluk ve işsizlikle gerçek anlamda mücadele etmeyen, işsizlik sigortasını yaygınlaştırmayan, kıdem tazminatlarına ve ikramiyelere konan tavanı kaldırmayan, küçük çiftçi için tarım destek kredilerini arttırmayan anlayışlar iflas etmeye mahkumdur.
*Tekel direnişi devam ederken, 22 Şubat’ta Türk-İş, Disk, Kesk ve Kamu-Sen tarafından alınan 26 Mayıs’ta iş bırakma kararının ardında Kesk dışında hiçbir konfederasyon durmadı. Kendi aldığı kararı hiçe sayanlar, kendi kararını hayata geçirmek için hiçbir çalışma yapmayanlar, üyelerinin ve kamuoyunun sendikalara olan güvenini daha da azaltanlar, sendikaların güçsüzleşmesine sebep olanlar, Tekel direnişinde sendikaların birliği için gerekenleri yapmayanlar büyük bir vebal altında kalmışlardır ve henüz vakit varken bir ön önce kendilerine gelmeli, işçi sınıfı saflarına geri dönmelidirler.


Greve çık, 5 yıl hapisle yargılan
Kamu emekçilerinin 25 Kasım’da gerçekleştirdiği uyarı grevine katıldıkları için haklarında soruşturma açılan KESK üyesi demiryolu çalışanlarına ‘treni alıkoyma’ gerekçesiyle ve 5 yıl hapis istemiyle dava açıldı. BTS Genel Başkanı Yunus Akıl, BTS üyesi Ali Kitapçı ile eylemde destek amacıyla bulunan SES Ankara Şube Sekreteri Fikret Çalağan ve Eğitim Sen Ankara 2 No'lu Şube Başkanı Tuğrul Çulfa’ya açılan davanın ilk duruşması 8 Temmuz’da görülecek.

Taşeron ihalesini işçiler engelledi
Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi’nde yapılacak olan taşeron ihalesini hastanenin işçileri engelledi. Dev Sağlık-İş Sendikası 15 işçi ihalenin yapılacağı salonun kapılarını tutarak taşeron firmaları içeri almadı. Dışarıda ise SES ve Dev-Sağlık İş üyesi 50 sağlık işçisi de bu eyleme destek verdi.  Başhekimle görüşen işçiler eylemlerinin nedenlerini şöyle açıkladılar:  “Çalışma Bakanlığı kararı ile hastanemizde yapılan ihalelerin hukuksuz olduğu ve bizlerin işbaşı yaptığımız tarihten itibaren üniversitenin işçileri olduğumuz belgelendi. Buna rağmen halen hastanemizde ihale yapılmak isteniyor; bu ihale iptal edilmeden burayı terk etmeyeceğiz” Bunun üzerine ihaleyi iptal eden hastane başhekim, firmalara ertelemenin süresiz olduğunu söyledi.

Kamu emekçileri sözleşmeli çalışmaya karşı çıkıyor
657 Sayılı Devlet Memurları yasasındaki değişiklik tasarısı açıklandı. Kamu-özel ayrımını ortadan kaldıracak ve performansa dayalı çalışmanın esas alındığı ve kamuda sözleşmeli çalışmayı yaygınlaştıracak olan bu taslağa emekçiler tepkili.  KESK taslakla birlikte kamu hizmetlerinin niteliğinin düşeceği uyarısında bulunurken, Türkiye Kamu-Sen de iş güvencesinin yok edilmesine izin vermeyeceklerini açıkladı, Memur-Sen’in de taslağa eleştirileri bulunuyor.
KESK de 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yapılması düşünülen değişikliklere karşı 15 Haziran’da Türkiye genelinde AKP il ve ilçe binaları önünde oturma eylemleri yaptı. Eylemlerde çıkarılacak yasanın iptalini isteyen kamu emekçileri sözleşmeli çalışmayacaklarını, kapıkılu olmayacaklarını dile getirdiler. Ankara’daki eylemde aralarında KESK MYK Üyesi Akman Şimşek, SES MYK Üyesi Meryem Öztürk ve BES Ankara 1 Nolu Şube yöneticisi Ahmet Danacıoğlu’nun da bulunduğu 20 kişi gözaltına alındı. Gözaltı gerekçesinin Güler Zere için kampanya düzenlemek ve Kızıldere anmalarına katılmak olduğu söyleniyor.


  
Yeşil kundura önünde eylem
Deri-İş Sendikası’nda örgütlendikleri için işten atılan Yeşil Kundura işçileri direnişlerinin 14. Gününde bir basın açıklaması yaptılar. Eylemde konuşan Deri-İş Genel Bakanı Musa Servi direniş öncesi süreci şu sözleriyle anlattı: “Yeşil Kundura işçileri uzun çalışma saatleri, zorunlu mesailer, 2 yıldır ödenmeyen ikramiyeler, asgari ücret düzeyinde ve düzenli verilmeyen ücretler, kart sistemi ile yapılan tuvalet uygulamaları ve tuvaletlerde geçen sürelerin ücretlerden kesilmesi, molalarda verilen çayların para ile işçilere satılması, ikramiye ve fazla mesailerin bordrolarda gösterilmemesi, işyerinde yaygın olan kötü muameleler nedeniyle Mayıs ayı başında sendikamıza üye olmaya başladı. İşçilerin sendikamıza üye olamaya başladığını öğrenen işveren sendika üyesi 3 kadın üyemizi önce sendikadan istifa ettirmeye çalıştı. İstifayı reddeden kadın üyelerimiz 26 Mayıs 2010 tarihinde “işçi azaltılması” gibi asılsız bir nedenle işten atıldı.” Eylemde atılan işçilerin geri alınması istendi.


İş kazaları…! İş cinayetleri…!
*İstanbul’da yaşanan yoğun yağışın ardından sel sularını tahliye çalışması sırasında bir belediye işçisi hayatını kaybetti. Ataşehir Belediyesi’nin temizlik işlerini yapan Altaş firması işçisi Mevlüt Macit, İçerenköy’de tahliye çalışmaları yaptığı sırada suya düşerek hayatını kaybetti.  Macit ile aynı yerde çalışan ve olaya tanıklık eden işçilerin sürüldükleri, sel alarmına rağmen işçilerin oraya gönderildikleri iddia ediliyor.
*Zonguldak’ta, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Üzülmez Müessese Müdürlüğü’ne ait maden ocağında çalışan maden işçisi 27 yaşındaki Sezai Topuz, konveyör banta sıkışan omzunda taşıdığı sac oluğun boğazını kesmesi sonucu hayatını kaybetti. Topuz 1 yıllık maden işçisiydi. Aynı saatlerde TTK Karadon Müessesesi'ne bağlı Gelik İşletme Müdürlüğü'ne ait maden ocağında çalışan maden işçileri Sedat Berber ve Fedai Çukur ile Üzülmez Müessese Müdürlüğü'ne ait başka bir ocakta çalışan 29 yaşındaki Hüseyin Metin, tavan bölümünden ayaklarına taş düşmesi sonucu hafif yaralandı.
*İstanbul’un Pendik ilçesinde asfalt düzeltme makinesinin bakımını yapan Yusuf Orakçı isimli işçi, motor kapağının üzerine düşmesi ile sıkışarak hayatını kaybetti.
*Kocaeli’nin Derince ilçesinde bir inşaatta yevmiyeci olarak çalışan sıva işçisi Yavuz Malkoç (41 yaşında) 3. kattan düşerek hayatını yitirdi.


Bilgi’de açık hava dersleri
Bilgi Üniversitesi’nde sendikalaştıkları için işten çıkartılan çalışanlarla dayanışma eylemleri devam ediyor. Bilgi çalışanları eylemlerini açık hava dersleri düzenleyerek renklendiriyorlar. 15 Haziran Salı günü 17.00-19.00 arasında “Sendikalarda Kadınlar da Vardır” başlıklı ders Santral Kampüsü’nde yapılacak. Kadriye Bakırcı (İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Öğretim Üyesi, İTÜ İşletme Fakültesi) Nebile Irmak Çetin (DİSK, Genel İş Sendikası) ve Eylem Ateş(Hava-İş Sendikası Eski Genel Başkan Yardımcısı)’nın katılacağı derste Bilgi Üniversitesi’nden Başak Tuğ da moderatörlük yapacak. Derste örgütlü kadın emeği karşısındaki engeller, sorunlar ve çözüm yolları tartışılacak.
Daha önce yapılan iki açık hava dersinde de “Nasıl Bir Bilgi” ve “Niçin Sendika?” sorularına yanıt aranmıştı. . Bilgi çalışanlarının düzenlediği bu açık hava derslerin duyurusunda şöyle de bir not var:İstanbul Sendikalı Bilgi Üniversitesi’nin düzenlediği bu dersler, “açık ders” formatında yapılacaktır. Herkesin katılımına açıktır, ücretsizdir, kayıt gerekmemektedir, sınav yoktur!”
Oturma eyleminde 41. günü geride bırakan Bilgi Üniversitesi çalışanlarının eylem ve etkinlikleri www.bilgicalisanlari.com adresinden takip edilebiliyor.


Kot taşlama işçileri Ankara’ya gidiyor
“İnsanlık dışı çalışma koşulları nedeniyle silikozis hastalığına yakalanan 5 bin kot kumlama işçisinin birer birer ölmesine sessiz kalmayacağız “ diyerek yola çıkacak olan Kot Kumlama İşçileri Dayanışma Komitesi işçilerin taleplerini dillendirmek için Ankara’ya yürüyecek. Komite,  kot işçilerinin anayasal güvenceye alınmış olan sosyal güvenlik hakkının tanınması için 22-23-24 Haziran’da Ankara’da 3 günlük eyleme çağrı yapıyor. 3 gün boyunca kurulacak çadırlarda konaklayacak olan komite üyeleri kot işçilerini meclisin gündemine taşımayı hedefliyor.
Komite’nin çağrısında kot işçilerinin ailelerinin bürokrasi ile boğuştuğuna değinilerek “Ancak, ölümler bürokrasiyi beklemiyor. Son iki yılda ölenlerin hiçbiri 35. yaş gününü göremedi… “ deniliyor.


9 Haziran 2010 Çarşamba

Haftalık EMEK GÜNLÜĞÜ Bülteni Sayı:2

( 7 Haziran 2010)

Esenyurt Belediyesi işçileri
Esenyurt Belediyesi işçileri direnişlerinin 294. gündür sendikalaşma mücadelesi yürütüyorlar. Belediye-İş Sendikası’nda örgütlenen işçiler, belediyenin sendika ile görüşmeyi kabul etmesi üzerine direnişlerine ara verdiler. İşçilerin ve sendikanın talepleri çok net: işten atmaların kaldırılması, sendika seçme hakkının işçilerde olması. Belediye ile süren görüşmelerden bir sonuç çıkmaması durumunda direniş tekrardan başlayacak.


Ebetürk: “İş kazası değil, iş cinayeti”
İş kazalarının yoğunlaşmasının ardından konuyla ilgili açıklama yapan Sosyal-İş Genel Başkanı Metin Ebetürk, Türkiye’nin ölümlü iş kazalarında El Salvador ve Cezayir’den sonra dünya üçüncüsü olduğunu açıkladı. Ebetürk, “İş kazasından ziyade ‘iş cinayeti’ olarak nitelendirilebilecek bu vakaların ardında, vahşi kapitalizm ve bunun yansıması olan özelleştirme,taşeronlaştırma, güvencesiz istihdam, ağır çalışma koşulları ve bütün bunlarla birlikte alınmayan ya da uygulanmayan işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri vardır” değerlendirmesinde bulundu. Önlenemeyecek iş kazası yoktur diyen Ebetürk, acilen atılması gereken adımları şöyle sıraladı:
1) Sendikalar, TTB, TMMOB ve bilim insanlarının görüşleri esas alınarak acilen bir “İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Yasası” çıkarılmalı ve uygulanmalıdır.
2) Ülke çapında iş kazaları ve meslek hastalıklarını önlemek için bir seferberlik başlatılmalı, en riskli sektörlerden başlayarak ülke çapında “işçi sağlığı ve iş güvenliği” önlemlerinin alınması ve uygulanması için istikrarlı bir politika yürürlüğe konulmalıdır.
3) Özelleştirme, taşeronlaştırma ve güvencesiz istihdam uygulamalarından derhal vazgeçilmeli ve sendikalaşmanın önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.


Öğretmen atamaları güvencesizliği yaygınlaştırıyor
Öğretmen atamalarına ilişkin bir açıklama yapan Eğitim Sen, gerçekleştirilecek olan atamaların öğretmen ihtiyacını karşılamadığını ifade etti. Açıklamada, bakanlık tarafından açıklanan, kadrolu ataması yapılan öğretmen sayısının yanıltıcı olduğu, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya aktarılarak yanılsama yaratıldığı belirtildi. Sendikanın açıklamasında güvencesiz çalışmanın da altı şu sözlerle çizildi: “AKP’nin iktidarda olduğu son 8 yılı aşkın sürede, eğitimde oluşan öğretmen açıklarına paralel olarak, güvencesiz istihdam edilen öğretmen sayısında tam bir patlama yaşandı.”
4 Haziran’da tüm illerde Milli Eğitim Müdürlükleri önünde atamalara ilişkin eylem yapan Eğitim-Sen üyeleri de KPSS’nin kaldırılmasını, kamu kurumları ve özel kurumlarda güvenceli çalışmak istediklerini dile getirdiler.
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ile 7 Haziran’da görüşme yapan Eğitim Sen yöneticileri eğitimin sorunlarının yanı sıra eğitim emekçilerinin yaşadığı sorunları da Çubukçu’ya anlattılar. Toplantıda eğitim emekçilerinin sorunları şöyle sıralandı:
*Sayıları 350 bine yaklaşan işsiz öğretmenlerin atamalarının bir an önce yapılması.
*KEY ödemelerinde yaşanan mağduriyetin giderilmesi.
*17 Nisan mitingi ve 26 Mayıs genel eyleminin ardından başlatılan soruşturmaların durdurulması.
*Eğitim hazırlık ödeneğinden öğretmenlerle birlikte hizmetlilerin ve memurların da yararlanmasının sağlanması.
*Kariyer basamakları uygulamasının yanlışlığı.


Sendika üyelikten, işveren işten attı
İşten çıkartılan arkadaşları için mahkemede tanıklık yapan Elbey Yüksel, işten çıkartıldı. Söke’de kurulu bulunan Lee-Wrangler kot fabrikasında Mayıs 2009’da 88, Kasım 2009’da ise 207 işçi işten atılmış, son olarak işten çıkartılan 207 işçiden 30’u, iş akitleri haksız nedenle feshedildiği gerekçesiyle işveren aleyhine dava açmıştı. Duruşmada Elbey Yüksel’in arkadaşlarının lehine tanıklık yapmasının ardından Lee işvereni Yüksel’in savunması isteyerek 31 Mayıs’ta işten çıkardı. Yüksel, DİSK/ Tekstil Sendikası’ndan da işyeri temsilcisiyken ihraç edilmişti. Şimdi ise Teksif Sendikası üyesi.


Real’de grev kararı
Real’de toplu iş sözleşmesi görüşmelerini sürdüren Türk-İş’e bağlı Tez Koop-İş Sendikası görüşmelerin tıkanması nedeniyle grev kararı aldı. 22 Mart’tan bu yana süren uyuşmazlık süreci resmi arabulucu sürecinde de devam edince 2 Haziran’ da grev kararı alındı. 60 gün içerisinde herhangi bir anlaşma sağlanamazsa grev kararı hayata geçecek.


Doğu Matbaacılık’ta işten çıkarma
İzmir’in Torbalı ilçesinde kurulu bulunan Doğu Matbaacılık’ta haklarını arayan işçiler işten çıkartıldı. İki aydır ücretlerini alamadıkları için iş bırakan işçilerden ikisi performans düşüklüğü sebep gösterilerek işten çıkartıldı. İşten çıkartılan arkadaşlarının geri alınması için iş bırakan işçilerdense altısı daha işte çıkartıldı. İşçilere ihbar ve kıdem tazminatlarının da alamayacaklarını belirttiler. 


UPS işçilerine uluslar arası destek
UPS’de sendikalaşan işçilere yönelik işten atma furyası devam ediyor. UPS’de son olarak 31 Mayıs günü Hadımköy’deki aktarma merkezinde çalışan 11 işçinin de işten çıkartılmasıyla işten çıkartılan işçilerin sayısı 84’ü buldu. TÜMTİS İstanbul Şube Başkanı Çayan Dursun ile 4 işçi de UPS işvereninin ihbarıyla 3 Haziran’da gözaltına alındı. 
5 Haziran’da ise direnişteki işçilere uluslar arası destek geldi. Ver. di Sendikası UPS Köln Temsilcisi Murat Şahin, Hollanda FNV Bondgenoten Sendikası'ndan Jonnes De Jong, UPS Avrupa Aktarma Merkezleri Baştemsilcisi Gerhard Edgers ve NGG Gıda İşçileri Sendikası Dortmund temsilcisi Selahattin Yıldırım yaptıkları ziyarette Avrupa’daki tüm emek örgütlerinin UPS işçilerinin yanında olduklarını söylediler. Avrupa Konseyi üyesi ve Federal Milletvekili Andrej Hunko da işçilere destek mesajı gönderdi.


İşçilerin direnişine tahammülsüzlük
Deri-İş Sendikası’nda örgütlendikleri için işten çıkartılan ve fabrika önünde direnişe geçen 3 kadın Yeşil Kundura işçisi gözaltına alındı. Fabrika önünde işçilerle birlikte bekleyen sendika yöneticilerinin de gözaltına alındığını açıklayan Deri-İş Sendikası, olayla aynı gün yaptığı açıklamada üye ve yöneticilerinin serbest bırakılmasını istedi.


Direniş haberleri Yörsan’ı rahatsız etti
Emek Dünyası.net sitesinde 2007-2008 yıllarında yayınlanan Yörsan işçilerinin direniş haberleri Yörsan işvereninin rahatsız etti. Google arama motorunda Yörsan yazıldığında karşılarına çıkan haberlerin ticari itibarını zedelediği gerekçesiyle yayından kaldırılmasını isteyen Yörsan yetkilileri, siteye gönderdikleri yazıyla 2 gün içerisinde haberler yayından kaldırılmadıkça mahkemeye başvuracaklarını söylediler. Yörsan’ın yazısına yanıt veren Emek Dünyası.net ise arşivlerinde bulunan haberlerinin arkasında durduklarını açıklarken Tekgıda-İş Sendikası da Emek Dünyası sitesinin yanında olduğunu açıkladı.
Yörsan işçileri, Tekgıda-İş Sendikası’nda örgütlenmelerinin ardından işverenin ‘otomasyona geçiyorum’ gerekçesiyle işten çıkartılmış, 5 Aralık 2007’de fabrika önünde direnişe başlamışlardı. Direnişteki 400 Yörsan işçisi Haziran 2008’de işe iade davasını da kazanmıştı.


Kardemir’de 76 işçiye izin
Gerekçe gösterilmeden gününden önce toplu olarak izne çıkarmalar nedeniyle basın açıklaması yapan Kardemir (Karabük Demir Çelik Fabrikaları) işçileri, yaşadıklarının fabrikada yetkili olan Çelik-İş Sendikası yöneticilerinden kaynaklandığını yöneticilerin kendi ağızlarıyla itiraf ettiklerini açıkladılar. Sendika seçme özgürlüğüne sahip olduklarının altını çizen Kardemir işçileri, sendika yöneticilerin evlerine siyah çelenk bıraktılar.
İzne çıkartılan işçiler şu açıklamayı yaptılar: “Kardemir'deki izin süreci, her yılın ilk ayında işletmedeki üretimi aksatmayacak şekilde 12 aya yayılarak planlanır. Gerekçe gösterilmeden gününden önce toplu olarak izne çıkarmalar nedeniyle, bazı yerlerde arkadaşlarımız 12 ve hatta 16 saat çalışmak zorunda kalıyorlar. Bizim zamanından önce izne çıkarılmamızdan dolayı, üretimin aksamaması için uzun saat çalışan arkadaşlarımız, ağır sanayi sektörü olan bu fabrikada yorgunluk ve dikkat dağılımı nedeniyle her an bir iş kazası geçirme tehlikesiyle karşı karşıyadır.”


Bu kadar işçinin ölmesi mi gerekiyordu?
Zonguldak’ta yaşanan son maden patlamasının ardından kente var olan madenler denetlendi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Zonguldak Bölge Müdürlüğü müfettişlerinin yaptığı denetlemeler sonucunda 7 özel maden ocağı  gaz izleme sistemi bulunmadığı, havalandırma ve iş güvenliği önlemlerinin yetersiz olması nedeniyle kapatıldı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Zonguldak Bölge Müdürlüğü yetkilileri, 6 ayda bir yapılan denetimler sonucunda iş güvenliği konusunda eksiklikleri görülen maden ocaklarının kapatıldığını, eksikliklerini gideren şirketlerin yeniden ocaklarını açtırma hakkına sahip olduklarını söylediler. Buna göre eksikliklerini tamamlayan şirketler, bakanlığa başvurmaları halinde, müfettişlerin yeniden yapacağı denetimler sonucunda hazırlanacak rapora göre ocaklarını açabilecekler.


Türk-İş’te yeni görev dağılımı
Türk-İş Genel Sekreterliği’ni yürüten Tekgıda-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Türkel, TEKEL eyleminin 71. günüde Türk-İş yönetimindeki görevinin bıraktığını açıklamıştı. Türkel, istifasının nedenini Tekel eylemleri sürecinde Türk-iş yönetiminin görevini yerine getirmemesi olarak açıklamıştı. Türkel’in istifasına işçilerin Türk-İş yönetimine olan tepkilerinin neden olduğu konuşulmuştu.
Yaşanan istifanın ardından TOLEYİS Genel Başkanı’nın Türk-İş Yönetim Kurulu’na girmesi ile oluşan yeni yönetim kurulu ve görev dağılımı şöyle:
Genel Başkan: Mustafa Kumlu
Genel Sekreter: Pevrul Kavlak
Genel Mali Sekreter: Ergun Atalay
Genel Eğitim Sekreteri: Nihat Yurdakul
Genel Teşkilatlandırma Sekreteri: Cemail Bakındı


Mahle Mopisan’da işten ayrılma baskısı
Birleşik Metal-İş Sendikası’nın örgütlendiği Mahle Mopisan fabrikasında sendikanın yetki başvurusunun ardından başlayan baskılar devam ediyor. İşverenin sendikalı işçileri işten atmasının ardından işçilerin açmış olduğu işe iade davası sürüyor. Fabrikası İzmir Ege Serbest Bölgesi’nde bulunan Mahle Mopisan, şimdi de işçileri işten ayrılmaya zorluyor. İşverenin bu baskısı sonucu son dönemde 6 işçi işten ayrıldı.  İşyerinde bir yandan işe alımlar devam ederken işten çıkartılan sendika üyesi işçiler işe geri alınmıyor.


İş kazaları hız kesmiyor…
*Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde kurulu olan Hema Kandilli Kömür İşletmesi'nde, fayton tabir edilen vagonun devrilmesi sonucu 12 işçi yaralandı. Hema Kandilli Kömür İşletmesi'nde çalışan maden işçileri maaşlarının geciktirilmesi, 8 aylık yemek paralarının ödenmemesi ve ücretlerine zam yapılmaması nedeniyle 2009 yılı içinde iş bırakma eylemleri gerçekleştirmişlerdi.
*Bursa’da Karacabey- Bandırma karayolundaki bir fabrikada traktör kepçesinden düşen bezelyeleri toplamaya çalışan işçi Hüseyin Erdem ağır yaralandı. Erdem, hastanedeki müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
 *Konya’da bir şirkete ait atölyede kaynakçı olarak çalışan Hüseyin Tilki (32), kaynak yaparken vinç zincirinin boşalması sonucu bir ton ağırlığındaki demirin üstüne düşmekte olduğunu görünce kaçmaya çalışan Tilki’nin sağ ayağının üzerine düşen demir makas, ayağın bilekten ezilerek kırılmasına neden oldu.
*Kayseri’nin Melikgazi ilçesi Germir Mahallesi’nde bir inşaatta sıva ustası olarak çalışan Mehmet Kılıç (44), dengesini kaybederek 6. kattaki iskeleden düştü. Ağır yaralanan Kılıç, tedavi için kaldırıldığı Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. 
*Tekirdağ-Muratlı yolunun 12'nci kilometresindeki  F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nin yanında yapımı 6 ay önce başlayan T Tipi Cezaevi inşaatında, 3 Haziran günü akşam saatlerinde meydana gelen toprak kayması sonucu 2 işçi toprağın altında kaldı. Cezaevi inşaatını yapan Varyap inşaat şirketinde çalışan Serdar Koçak ve Burak Canpolat, kazılan 3 metrelik çukurda başlarına kadar toprağa gömüldü.
*Muğla'nın Yatağan ilçesinde üzerine mermer blok düşen işçi öldü. Bir mermer ocağında çalışan Mehmet Kırıkcıoğlu (26), üzerine yaklaşık 150 kilogram ağırlığındaki mermer bloğun düşmesi sonucu olay yerinde hayatını kaybetti.

Emekli sen eyleme çıkıyor
DİSK'e bağlı Tüm Emekliler Sendikası (Emekli Sen) üyeleri, bulundukları tüm illerde 11-12 Haziran’da iki günlük oturma eylemi gerçekleştirecek. Sağlıkta katılım payı, ilaç parası, muayene ücreti ve ek ödemelerin kaldırılmasını talep eden emekliler, yapacakları eylemlerde emekli maaşlarından dernek aidatı kesintisi yapılmamasını, emekli aylıklarının yükseltilmesini, emeklilerin örgütlenmesinin önündeki engellerin kaldırılmasını ve emeklilere sendika hakkının tanınmasını istediklerini de dile getirecekler.  12 Haziran günü saat 18.00’e kadar sürecek oturma eylemlerinde eylem alanlarına çadır kurulacak, halka bildiri dağıtılacak ve emeklilere bordro verilmesi talebini içeren dilekçeler de imzaya açılacak.