Sayfalar

Emeğin günlüğünü tutuyoruz...

1 Haziran 2010 Salı

Haftalık EMEK GÜNLÜĞÜ Bülteni Sayı:1

24-30 Mayıs 2010
www.norradyo.com / www.emekgunlugum.blogspot.com


Türk-İş Binalarında Eylem
İşçi ve memur konfederasyonların 26 Mayıs için almış olduğu grev kararı yapılan bir basın açıklamasıyla bir saatlik iş bırakma eylemine dönüştü. Konfederasyonların almış olduğu bu kararı protesto etmek için TEKEL işçileri ve Tekgıda-İş Sendikası şube yöneticilerinin ağırlıkta olduğu bir grup Türk-İş İstanbul 1. Bölge binasını işgal etti. Türk-İş binasına ‘Sorumsuz Türk-İş yönetimi ve Mustafa Kumlu istifa’ ve Zonguldak’ta hayatını kaybeden işçiler hakkında konfederasyonların sessiz kalmasını eleştiren ‘İşçiler ölüyor, konfederasyonlar susuyor. 26 Mayıs’ı satan Türk-İş’ten ve sendikalardan hesap soracağız’ pankartlarını astılar. İşçiler 26 Mayıs’a kadar açlık grevi yaptılar. İstanbul’daki işgalin ardından İzmir, Adana, Diyarbakır, Ankara başta olmak üzere diğer illerde de işgal ve eylemler başladı. Ankara’da Türk-İş’in genel merkezini işgal etmek isteyen 6 işçi gözaltına alındı.
Eylemlerin işaret ettiği ortak bir çizgi var: Diyalogcu ve uzlaşmacı bir sendikacılık yerine mücadeleci bir sendika.
Türk-İş, bu işgal eylemlerinin ardından sendikaların genel başkanlıkları, bölge ve il temsilcilikleri ile şube başkanlıklarına bir genelge yolladı. “26 Mayıs Genel Eylemi”nin, konfederasyona bağlı sendikalara üye işçiler tarafından, Türk-İş Başkanlar Kurulu’nun eğilimleri doğrultusunda alınan karara uygun bir biçimde gerçekleştirildiği ifade edilen genelgede şöyle dendi: “Türk-İş, bölge binalarına yapılan işgal ve işgal girişimleri ile Türk-İş Genel Merkezi önüne kendini zincirleme ve gece yarısı Türk-İş Genel Merkezi'nin kapısına dayanma girişimlerinin, ‘bir gece ansızın gelebilirim’ yaklaşımlarının, tıpkı 1 Mayıs Taksim kürsüsüne yapılan saldırı gibi emek mücadelesine hiçbir katkısı olmadığını, aksine zarar verdiğini düşünmekte, bu tür saldırgan girişimlerin ‘hak arama eylemleri’ çerçevesinde değerlendirilmesini mümkün görmemektedir.”


26 Mayıs’ta iş bırakma
TEKEL işçileri ile dayanışma için 22 Şubat 2010’da 4 konfederasyon 26 Mayıs’ta genel grev kararı almışlardı. KESK 26 Mayıs’ta tüm gün iş bırakırken, DİSK, T. Kamu Sen ve Türk-İş aynı gün 1 saatlik iş bırakma eylemi gerçekleştirdi.
KESK’li kamu emekçileri İstanbul’da iki ayrı yerde toplanarak Beyazıt Meydanı’na yürüdü. Yürüyüşe öğrenciler de katılarak destek verdi. Türk-İş İstanbul Şubeleri ise Türk-İş’in 1. Bölge binası önünde eylemdeydi. Açıklamada Türk-İş, DİSK ve Kamu-Sen genel başkanlarına istifa çağrısı yapıldı.


Bilgi eylemde…
DİSK’e bağlı Sosyal-İş Sendikası’nda örgütlenen Bilgi Üniversitesi çalışanları, işten çıkartılan 3 arkadaşları için oturma eylemi yapıyor. Öğrenciler ve akademisyenlerin de destek ziyaretleri gerçekleştirdiği Bilgi çalışanları, her gün saat 12.00’de Santral Kampusu otoparkında buluşup, kurdukları çadırda eylem yapıyorlar. Talepleri, işten çıkartılan Kadir Karabulak, Bülent Karaçeper ve Rıza Karaçeper'in işe geri alınması.
Bilgi çalışanlarına akademisyenlerden de destek geldi. Çeşitli üniversitelerden 169 akademisyen yayınladıkları ortak bildiriyle Bilgi Üniversitesi’ni işten çıkartılan çalışanları geri almaya ve sendikalaşmaya karşı baskılarını sona erdirmeye çağırdılar.


Zonguldak’ta facia devam ediyor…
Zonguldak’ta Karadon maden ocağında hayatını kaybeden işçilerin cenazeleri karıştı. Durumun tespitinin ardından yapılan DNA testleri ile işçilerin cenazeleri ailelerine verildi. İşçilerden ikisine ise hala ulaşılamıyor.


Bakan Dinçer: “Güzel öldüler”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Zonguldak’ta katıldığı yerel bir televizyonda programında Karadon maden ocağında hayatını kaybeden madencilerle ilgili açıklama yaptı. Otopsileri yapılmayan ve cenazeleri karışan madenciler için Dinçer "İlk 19 madencimizin bedeninde herhangi bir yanık yoktu, güzel öldüler. 8 madencimizde ise hafif yanıklar vardı, onların kimlik tespitlerinde sorunlar yaşandı. Maden işçileri ailelerine teslim edildi. Aileler huzur içinde. Sadece iki madencimize ulaşamadık. Onlara da ulaşabilmek için çaba harcıyoruz" dedi.
Dinçer, taşerona karşı çıkan sendikalar için de şunları söyledi: "Bakınız şunu söylerseniz insanları yanlış bilgilendirirsiniz; burayı taşerona verdiler, kaza oldu… Bu kesinlikle yanlış bir tespittir. Türkiye'de sendikalar özel sektörde örgütlenemedikleri için taşeronluk sistemine karşı çıkıyor.”
Dinçer, özel madenlerde kazaların daha az yaşandığını ve kendi bakanlığı döneminde madenlerin denetimlerinin tam yapıldığını iddia etti.
Dinçer, yaptığı açıklamalarda, son 6 ay içerinde yaşanan tüm patlama ve kazaların özel madenlerde olduğunu ve Maden Mühendisleri Odası’nın yaptığı, 250 denetçi ile kayıtlı 44 bin maden ocağının denetlenmesinin mümkün olmadığı açıklamasını unutmuş gözüküyor.


Tuzla’da 134. can...
Tuzla’da kurulu bulunan Selahattin Arslan Tersanesi’nde Deniz Raspa Boya taşeronunda çalışan 23 yaşındaki Metin İnanır yaşamını yitirdi. Ramazan Kocatepe ise ağır yaralandı. Tersanenin arızalı olan vincinin yerine Gemtiş Tersanesi'nin vinci kullanılarak kızağın kaldırıldığı sırada 15-20 işçi de vinç yerine kullanıldı. Halat kopması nedeniyle vinç bomu, işçilerden Metin İnanır'ın başına, Ramazan Kocatepe'nin de omzuna düştü. Metin İnanır olay yerinde hayatını kaybederken, omuz bölgesinde kırıklar oluşan Kocatepe de yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.
Yaşananlarla ilgili açıklama yapan Limter-İş Sendikası Başkanı Kamber Saygılı “Biten bir gemiden kızak çekilecek. Kızak vinçle çekilir. İki vincin gücü kaldırmaya yetmiyor. İnsan gücüyle olacak bir şey değil ama kızağın arkasından 10-15 kişi de itmek zorunda kalıyor. Bu tersanelerde sık sık yaşanıyor maalesef. Yalova neyse Tuzla o. Aynı şekilde Zonguldak neyse Tuzla o. Tedbirler alınmış olsa bunlar olmayacak. 21 yüzyılda kolay şekilde alınacak tedbirler aslında. İş güvenliği maliyet olarak görülüyor. Yine uyarıyoruz” diye konuştu.


Madende bir cinayet daha
Malatya’nın Hekimhan ilçesi Güzelyurt Beldesi Karamut Köyü’nde özel bir krom madeninde bir işçi hayatını kaybetti. İlçe kaymakamının açıklamalarına göre, kayalıklar üzerine yapılan yeni yolun kayalarda esneme oluşturdu ve 3 metrelik bir kaya işçilerin üzerine düştü. Aşağıda bulunan 5 işçiden biri, Ramazan Özoktay hayatını kaybetti. Olayla ilgili maden sahibi hakkında soruşturma başlatıldı.


“Siz patron olacaksınız, işçiden size ne?”
Haydarpaşa Lisesi öğrencileri (İstanbul) Zonguldak’ta hayatlarını yitiren madencileri anmak için Orhan Veli’den şiir okuyunca okul yönetimi tarafından tehdit edildiler. Öğle arasında yakalarına madencilerin anısına resimler takıp şiir okuyarak anma yapan öğrenciler, alkışlarla anmalarını bitirdiler. Anmanın ardından öğrencilerin velilerini de arayıp görüşmek istediğini söyleyen okul müdürü öğrencilere de “Siz ileride patron olacaksınız, ölen işçiler sizi ilgilendirmez” dedi.


Marmaray’da direniş sürüyor
Marmaray Projesi'nin Yenikapı, Sirkeci ve Cağaloğlu şantiyelerine arkeolojik kazı işlerini yapan Polat İnşaat taşeron firması işçileri, ücretlerinin ödenmesi talebiyle 26 Mayıs’ta iş bıraktı. İşçiler, aynı gün patronun ücretleri ödeme sözü vermesi üzerine eylemlerine ara verdi.
Asrın projesi diye nitelenen Marmaray Projesi’nde çalışan işçiler ücret alacakları ödenmediği, işyerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri olmadığı gerekçesiyle 16 Ocak’ta direnişe geçmişlerdi. Mücadelelerini işveren aleyhine dava açarak hukuki bir zemine taşıyan işçilerin işe iade davası devam ediyor. 28 Mayıs’ta gerçekleşen duruşma öncesinde basın açıklaması yapan işçiler Nurol Holding’in ‘para yok’ iddialarına karşı Ali Sami Yen Stadı ihalesine 387 milyon dolarlık teklifle en iyi fiyat veren firma olduğunu kaydettiler. İşçilerin bir sonraki duruşması 5 Temmuz’da. Marmaray işçilerinin süren bir diğer davası da 13 Mayıs günü 4. İş Mahkemesi'nde görülmüş ve o da 16 Haziran'a ertelenmişti.


Sömürüye değil, emeğe Taraf ol!
Taraf Gazetesi’nde işten çıkartılan muhabir Evrim Kepenek 27 Mayıs’ta gazetenin önünde bir eylem gerçekleştirdi. Kadrosunun yapılmasını bekleyen Kepenek, aylarca kadro sözü ile oyalandıktan sonra kadrosu yapılmadan işten çıkartıldığını dile getirdi. Çıkarmanın gerekçesi olarak ‘iyi bir gazeteci olmadığını’ söylediklerini belirten Kepenek, ‘O zaman neden bir sene boyunca haberlerimi yayınladılar, neden bir ay sonra işten çıkarmadılar’ diye soruyor? Kepenek, haklarını alabilmek için mahkemeye başvurdu.


Hava işkolunda TİS
Türk Hava Yolları ile Hava-İş Sendikası arasında süren 22. dönem toplu sözleşme görüşmeleri anlaşma ile sonuçlandı. 27 Mayıs’ta Türk-İş’e bağlı Hava-İş Sendikası’nın 11 bin işçi adına imzalamış olduğu sözleşmeye göre önümüzdeki dönemlerde ücret ve yardımlara zam yapılacak. İmzalanan sözleşmede, iş güvenliğinin korunması madde olarak eklenmesi karara bağlandı. Bunun yanısıra TİS yıllık ücretli izin, geçici görevlendirme, dinlenme süreleri, emzirme izni konularında ve uçucu ekiplerin haklarında da iyileştirmeler yapıldı.
TİS görüşmeleri, yıllık izinler ve kazanılmış hakların korunması konularında uyuşmazlığa gitmişti. Sendika 60 günlük TİS görüşmeleri, 21 günlük de resmi arabulucu sürecinde de taleplerinin kabul edilmemesi üzerine 20 Mayıs’ta grev kararı almıştı. Ardından sağlanan anlaşma ile grev kararı da geri alındı.


Tekgıda-İş Sendikası Başkanlar Kurulu toplandı
Tekgıda-İş Sendikası 28 Mayıs’ta toplanmış olduğu Başkanlar Kurulu’nda 26 Mayıs genel grevini bir başarısızlık olarak niteledi. Tekel direnişindeki temel sorunların çözümünde hiçbir ilerlemenin olmadığını kararları arasına alan kurul, 26 Mayıs eyleminin hafifletilme kararının alınmasında da Türk-İş’in sorumlu olduğunu altını çizdi.
Başkanlar Kurulu,
*Assan Gıda’da 23 işçiyi sendikalaştıkları için işten çıkartan işvereni sendikalaşma özgürlüğünü tanımaya davet etti.
*Çaykur ve TEKEL’deki hukuki süreci kararlılıkla takip ettiğini-edeceğini açıkladı.
*12 Eylül 2010’da referanduma sunulacak anayasa değişikli paketine ‘Hayır’ demek, desteklememek kararı aldı. Kurul bu kararın nedenini ise paketin hazırlanma aşamasında toplumsal mutabakatın aranmamış olması ve değişikliklerin yargıyı siyasi otoritenin denetimine sokmayı hedeflediğini olarak sundu.


Sendikalı kadınlar bir araya geldi
Petrol-İş- Tekgıda-İş, Deri-İş, Toleyis ve Hava-İş’in oluşturduğu Sendikalı Kadın İşçi İletişim Grubu, 29 Mayıs’ta “Sendikalarda kadın sorunları ve kadın örgütlenmesi” başlıklı bir atölye çalışması düzenledi. Akademisyenler Kadriye Bakırcı ve Betül Urhan’ın mobing ve kadın örgütlenmesi ile ilgili sunumlarıyla başlayan etkinlik öğleden sonra pratik deneyimlerin paylaşılmasıyla devam etti. Atölyenin sonunda ortak sorunları şöyle belirlendi:
* Sendikalarda kadın yönetici ve temsilci sayısının azlığı
* Sendikalarda kadının özgün sorunlarının marjinalleştirilmesi
* İşyerlerinde kreşlerin olmaması
* Sendikaların kadınların sorunlarına kalıcı çözümler bulamayıp, kadınları sadece vitrin olarak kullanması
* İşyerlerinde kadınlara cinsiyet odaklı iş esneklikleri uygulanması


Lastik’te grev kararı
Lastik işkolunda süren toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşmazlık grev kararına vardı. DİSK’e bağlı Lastik-İş Sendikası Türk Pirelli, Brisa, Goodyear İzmit ve Adapazarı fabrikaları için grev kararı aldı. Anlaşmazlık devam ederse 9 Haziran’da 4 bine yakın sayıda lastik işçisi greve çıkacak.
İşçi sendikası ile işverenler arasında yılbaşında başlayan yeni dönem toplusözleşme görüşmelerinde, çoğunluğu idari olmak üzere 21 maddede anlaşma sağlanamayınca işveren de ücret teklifinde bulunmadı. Bunun üzerine, uyuşmazlık zaptı tutuldu ve resmi arabulucu Prof. Dr. Fevzi Şahlanan devreye girdi. Bu süreçten de sonuç alınamadı ve Lastik-İş Sendikası, resmi arabulucu raporunun tamamlanmasıyla birlikte “grev” kararı aldı. 25 Mayıs Salı günü fabrikalara asılan grev kararı, 60 günlük yasal süre beklenmeden uygulama kararına dönüştü ve yeni bir sürece girildi.


TMMOB Genel Kurulu
TMMOB 41. Olağan Genel Kurulu’nu topladı. Kurultay’da 60’ın üzerinde delege söz aldı. Konuşmalarda TMMOB’un bir önceki dönemdeki faaliyetleri, iş cinayetleri, mühendislikte okuyan öğrenciler, TMMOB’un kadın politikasına değinildi. Genel Kurul’da yapılan seçimlerle TMMOB’un yeni dönem yönetim, denetleme ve yüksek onur kurulu üyeleri belirlendi.


Yeşil Kundura’da direniş
Çorlu E-5 Karayolu üzeri Marmaracık Beldesi Çorlu-Tekirdağ adresinde faaliyet gösteren Yeşil Kundura Sanayi AŞ’de çalışan işçiler Türk-İş’e bağlı Deri-İş Sendikası’nda örgütlendiler. Sendikalaşmayı öğrenen işveren işçileri istifa etmeleri için tehdit etmesinin ardından ‘iş daraltma’ gerekçesiyle işten çıkarmalara başvurdu. Sendikal mücadeleyi devam ettiren 3 kadın işçi işten çıkartılmalarının ardından 27 Mayıs’tan itibaren fabrika önünde direnişe başladı.
Fabrikada Yeşil, Cat ve Halley Devison marka ayakkabılar üretiliyor. Fabrikada 5-10 senelik işçiler 550-600 lira ücret alıyorlar ve bu ücret düzenli olarak ödenmiyor. 2009 yılı içinde ikramiye ödemesi yapılmadı. İş yoğunluğundan dolayı sürekli zorunlu mesai uygulaması var. İşçilere gerekli mesleki eğitim verilmiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder